El Alim Anlamı ve Hayatın Bize Öğrettikleri
Kayseri’nin soğuk sabahlarında, her gün olduğu gibi kahvemi hazırladım ve pencereye doğru yürüdüm. Şehri izlemek… İnsan bazen en iyi düşüncelerini yalnızken, kendini biraz kaybolmuş hissettiği anlarda bulur. Birdenbire, aklıma bir soru takıldı: “El alim anlamı nedir?”
Bilmiyorum, bazen böyle anlarda zihnime takılan bir şey beni derinden etkiler. O sabah da öyle oldu. Başka birinin bu soruyu sorduktan sonra, bir anda kendimi içsel bir yolculuğa çıkmış gibi hissettim. Bu soruya odaklanmam, Kayseri’de geçirdiğim yılları, insan ilişkilerimi, öğrendiklerimi ve hayatımın bana ne öğrettiğini düşündürttü. “El alim” demek, “Her şeyin bilgisi Allah’a aittir” anlamına gelir. Belki de bu söz, benim şu an hissettiklerimle doğrudan bir bağlantı kuruyordu. Çünkü hayatımın her döneminde, bilgilerin, öğrenmenin ve anlam arayışının peşinden koştum.
Hayal Kırıklığının Ardında Bir Anlam Arayışı
Bazen, kelimeler insanın içine dokunur, derin bir yankı bırakır. Bu sabah bana öyle bir etki yaptı. El alim kelimesinin anlamını araştırırken, kendimi bir anda tüm yaşadığım hayal kırıklıklarının içinde buldum. Birkaç yıl önce, bir ilişkim vardı. O zamanlar, her şeyin mükemmel olduğunu düşünmüştüm. Birlikte geçirdiğimiz her an, hayatın ne kadar güzel olduğunu anlatan bir hikâyeye dönüşmüştü. Ama işler, beklediğim gibi gitmedi. Hayal kırıklığı ve güvensizlik içinde kaybolduğum bir döneme girdim.
Zihnimde bir anı canlanıyor. O ilişkide, karanlık bir gecede yalnız kalıp saatlerce düşündüğüm bir an vardı. El alim… Her şeyin bilgisi Allah’a aittir. Evet, belki de o zamanlar bu kavram, bana hayatın anlamını çözmeye çalışırken sunulmuş bir ipucuydu. Benim yaşadığım hayal kırıklığı, onun bana öğrettiği bir şeydi. Gerçek bilgiyi sadece Allah bilir. Ve bazen, her şeyin içinde saklı olan o anlamı görmek, yalnızca sabırla beklemekle olur.
Hikâyenin Geriye Kalanı: Umut ve Yeniden Başlamak
Hayatımın o döneminde, El alim’in anlamını içselleştirirken bir yandan da yeniden başlamayı öğreniyordum. O ilişki sona erdiğinde, kendime “Her şeyin bilgisi Allah’a aittir” diyerek, bu kadar büyük bir kaybın beni nasıl yeniden inşa edebileceğini düşündüm. Kayseri’deki evime dönüp, kitaplarımı karıştırırken içimde bir şey değişiyordu. Yalnızlık, aslında bana bir anlam katıyordu. Hayatın bana öğrettiği her şey, bu derin anlamı bulmak için bir yolculuğa çıktığım her anı şekillendiriyordu.
Günler geçtikçe, hayatımda yeni bir sayfa açmak için cesaret buldum. Birçok insan, duygusal olarak beni haksızca yargılasa da, içimdeki boşluğu yalnızca sevdiğim şeyler ve kendimi keşfetmek doldurdu. El alim, bana bilgelik, sabır ve anlam kazandıran bir kavram haline gelmişti. Çünkü her yaşadığım olay, aslında beni ben yapan bir parçaydı.
Sonuçta: Bilgiyi Ararken Kendi Kendimi Bulmak
Her insanın hayatında, bir zamanlar kaybettiği, terk ettiği, ya da haksız yere uğradığı hayal kırıklıkları vardır. Ama bunlar, insanın asıl yolculuğunun bir parçasıdır. El alim anlamı, bana hayatın her anında anlam arayışının bir yansıması gibi geldi. Bazen yaşadıklarımızın tüm bilgisi, içimizde var. Ve zamanla, o bilgiyi bulmak için dışarıda aradığımız her şey, sadece bizi içsel bir keşfe yönlendiriyor.
Kayseri’deki o soğuk sabah, El alim’i öğrendikçe içimde bir şeyler değişti. Bilmiyorum, belki de bu derin anlamı keşfetmek için, bazen biraz kaybolmak gerekiyor. Kendini kaybettiğinde, aslında en çok neye ihtiyacın olduğunu daha iyi görüyorsun. El alim, bana öğretmeye devam ediyor; hayatın içindeki anlamı her zaman bulacağım, ama bazen yalnızca bekleyerek…
Ve belki de bu süreç, benim gerçekten öğrendiğim ve içselleştirdiğim tek gerçek bilgidir: Her şeyin bilgisi Allah’a aittir.